Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Bayhan mihmandarlığında, saat gecenin 22”sinde, dünyanın tek panoramik müzesi olan Panorama 1453 Tarih müzesinde dolaştık. Dolaştık kelimesini, kelimenin bütün nüansları ile birlikte kullandığımı bilmenizi isterim. Seyre çıkar dolaşırsınız. İp gibi birbirine dolanır dolaşırsınız. Döner, deveran eder dolaşırsınız. İşte öyle. Merdivenlerle “dışarı” çıktığımızda kendimizi fethin en şiddetli sahnesinde bulduk. Mehter seslerine top sesleri karışıyordu. Hava sarı mavi türkuaz bulutlarla kaplı. Surların tepesinde Ulubatlı Hasan. Surların dibinde bir tutam saçıyla kafası dazlak serdengeçtiler. Uzakta kırmızı Kaftanı ile henüz 21 yaşındaki Fatih…“Kaç savaştan artakalan yürekleriz!” yazısını okumaya devam et

  I. Buz gibi çadırın içine açtı gözlerini. Hayattaydı ve üşüyordu. Hasan dede sabah namazını camide kılar, bayram namazına kadar eyleşirdi. Bu defa öyle olmadı. Çadırın içinde, oturduğu yerde kıldı namazını. Selam verip bekledi. Sanki derinlerin, diplerin sesini duyuyordu. Yedi kat yerin altı, kaynayan bir kazan gibi hissettiriyordu kendini. Kurbansız ilk bayramları olacaktı. Ahırın içinde dona kalmış koyunlar geldi gözlerinin önüne. “Senin yoluna kesilmiş kurban kabul eyle Ya Rabbim!” diye kapandı secdeye. Alnı soğuktan uyuştu. Alnı uyuştu, ama kalbi duruldu. Kalktı secdeden. “Kaç bayram gördüm?”…“Bayram Fotoğrafları” yazısını okumaya devam et