Fatma Barbarosoğlu, okurlarına hikâyeleri aracılığıyla kadınların modernleşme sürecinde yaşadıkları iç çatışmalarını sosyal çevrelerinde ve en doğal halleriyle görme fırsatı verir. Enes Yaşar yazarın ‘Rüzgar Avı’ kitabı üzerine yazdı.   Fatma Barbarosoğlu’nun hikâyelerinde genellikle yakın dönem Türkiye’sindeki muhafazakâr kadınların modernleşme sürecinde yaşadıkları iç çatışmalarını, hayal kırıklıklarını, umutlarını ve acılarını farklı kimlikler altında görürüz. Dolayısıyla iç dünyalarında hissedilen duygular, her hikâyede bizleri farklı bir hayatın içerisine sürükler. Özellikle de günümüzdeki gelenek – modernleşme çatışmasına daha yakından bakabilmemizi sağlar. Bu nedenledir ki “Rüzgar Avı” kitabının da bizlere bu…“Modernleşme Sürecinde Kadınlara Ayna Tutuyor” yazısını okumaya devam et

Son kitabı “Hayat Teselli Olmaktır”da bir çobanın sesinde hayatı ‘duyan’ Fatma Barbarosoğlu, entelektüelle, mümin arasındaki basiret ve feraset farkını da ortaya koyuyor. Sözün vücut bulduğu diyarlarda, teselliye eşlik etmeye devam ediyor.       HAYRİYE ERÇETİN Yaşayan, nefes alan, ‘göz aydınlığı’ bir kitap, yazarak nasıl anlatılır? “Yazmak, biraz mesafe koymaktır. Biraz uzaklaşabilmek. Her kalem kendini özne, yazdığı şeyi nesne kılar biraz”. Hal böyle iken ben, yazarak mesafe koymayı göze alamayarak, Fatma Barbarosoğlu’nun son kitabı Hayat Teselli Olmaktır’ı yaşayarak anlatacağım sizlere. Bir yandan yaşarken, kendi teselli…“Bir kitabı yaşamak: Hayat teselli olmaktır” yazısını okumaya devam et

Halil Kurbetoğlu, Fatma Barbarosoğlu’nun Hayat Teselli Olmaktır kitabını değerlendirdi     Teselli Bulduklarıyla Yaşayanlar “Mesleğe otuz yılını vermiş bir hırsız”, canlı yayına bağlanan “emekli hava korsanı”, “çırpını çırpını giden atlardan inen” İsmet Özel, “hacker olmak isteyen hafız”, ”iki kadın bir bayan”, Alman pasaport görevlisinin dilinden “yazar yenge”. Fatma Barbarosoğlu deneme kitabı Hayat Teselli Olmaktır’ın hemen ilk bölümüyle “harikuladelikler avcılığına” başlıyor. Odasına girdim. Tebessümle hafifletişmiş bir ciddiyetle “hoş geldiniz” dedi. Çalışma masasının tam karşısında her daim görüş mesafesine özenle yerleştirdiğini düşündüğüm Kufi harflerle “Ah Min’el Aşk”…“HAYAT TESELLİ OLMAKTIR” yazısını okumaya devam et