J.M.Coetzee (1983 ve 1999 Man Booker Ödülü kazananı)   Kendini bildi bileli, bozkırda tek başına dolaşmasına, çiftlik evini göremeyecek kadar uzaklaşmasına izin verdikleri ilk günden beri, aynı şeye şaşırıyordu: on adım genişliğinde, etrafı taşlarla çizilmiş, çıplak topraktan boş bir çember. İçinde hiçbir şeyin, tek bir çimenin bile yetişmediği bir çember. Bunun bir peri çemberi olduğunu düşünüyordu, periler geceleri bu çembere gelip okuduğu resimli kitaplarda taşıdıkları ışıltılı minik çubukların ya da belki de ateş böceklerinin ışığında dans ediyordu. Fakat resimli kitaplarda peri çemberleri her zaman için…“NIETVERLOREN” yazısını okumaya devam et

Bu yazı futbolu bir dünya görüşü gibi benimseyenleri ve sahip olduğu dünya görüşünü futbol ile takas etmeyenleri konu edinmektedir. Bu bakımdan birinci gruptakiler futbolistler, ikinci gruptakiler ise antifutbolistler olarak değerlendirilmiştir. Antifutbolist futbolu sadece kapladığı alan (saha) ile sınırlı tutanların yanı sıra kendilerini taraftar olarak görmeyen insanları da nitelemektedir. Taraf olmak ve taraftar olmak arasındaki ayrımlara geçmeden önce yabancı takımlarla yapılan her maçın niçin millî bir hadise gibi değerlendirildiğini anlamak gerekmektedir. Bilindiği üzere her millî maç galibiyeti, dış basında “Osmanlılar geliyor, Türkler geliyor” manşetiyle verildiği gibi…“Futbolistler ve Antifutbolistler” yazısını okumaya devam et